|
Daha sonra her gün yanına gitmeye
başladım. Benimle az da olsa konuşmaya başlamıştı.
Doktoru onun durumunun hiçte iyi olmadığını, ailesini
trafik kazasında kaybettikten bu hale geldiğini anlattı
ve onla bu kadar neden ilgilendiğimi sordu. Cevap
veremedim. Sanırım beni etkilemişti ve seviyordum onu.
Onu etkilemeyi sonunda başarmıştım. Okul
çıkış saatimi sabırsızlıkla beklediğini söylemişti. Beni
görmeden mutlu olmadığını anlatmıştı. 1 yılda
gülümsetmeyi başartmıştım ona. Bana ilk “ Seni
Seviyorum” dediğinde de tanışmışlığımızın üzerinden 1,5
sene geçmişti. Gülüyorduk el ele dolaşıyorduk bahçede.
Doktoru bile şaşırmıştı bu duruma. Artık psikoloji
tedavisi bitmiş sadece ilaç tedavisi uygulanıyordu. Buda
bizi çok mutlu ediyordu. Ailemin ondan haberi vardı. Ama
onu sadece benim ilgilendiğim bir hasta olarak
görüyorlardı. Oysa biz sevgiliydik. Sözlendik.
Yüzüklerimizi doktoru taktı. 2 yıl sonra ailem her şeyi
öğrendi. Ondan ayrılmamı istediler. Çünkü o hastaydı.
Bir hafta beni eve kapattılar. Artık mavişimin yanına
gidemiyordum. Günün birinde evden kaçıp yanına gittim.
Hastanede yoktu. Beni iki gün beklemiş ben gelmeyince de
kendi isteğiyle hastaneden ayrılmış.
Bir ay boyunca eve kapandım. Kimseyle
konuşmuyordum yemek bile yemiyordum. Bir arkadaşım
mavişimi yolda görmüş oda benim ev adresimi almış. Bir
gün mavişim ellerinde çiçeklerle evimizin önüne geldi.
Annemi kandırıp bir hafta birlikte tatile çıktık. Artık
onundum. Tüm kalbimle ve bedenimle...
Ailem ne yazık ki kararından
vazgeçmiyor ve onu istemiyor. Şu an o yanımda yok. Ailem
beni Antalya’ ya gönderdi. O da İstanbul’ da. Buraya
gelmesi imkansız. Üçüncü senemizdeyiz ve 4 aydır
ayrıyız. Haberini arkadaşlarımdan alıyorum. Yine
hastaneye düşmesinden korkuyorum. Ne yapacağımı
bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey var. Onu çok
seviyorum... |