Sonradan öğrendim ki arkadaşımın
yeğeniymiş ve uzun süreli bir beraberliği varmış .
" E be kardeşim dedim içimden...
Yine bir yaz akşamı top oynamaktan
geliyoruz. Kan ter içinde kalmışız, saç baş toz toprak
içinde... Az ileriden birisi seslenir gibi oldu. Baktım
aman Allahım yine o güzel gözlü kız. Tabii hemen havaya
girdim bana "iyi aksamlar" dedi. Arkadaşım mavi gözü
periye nasıl baktığımı görmüştü.
Yaz bitiyordu ve biz İstanbul'a
dönnüyorduk. Mavi gözlü perim aklımdan çıkmıyordu. Fakat
sonunda kafamdan atmayı zor da olsa başarmıştım.
Bir gün arkadaşımın ablası bizim bir
yeğen var birbirinize çok yakışırsınız diye öyle bir
söyledi. Ben pek önemsemedim meğerse abla arada aracılık
ediyormuş. Tabiki bunlar sonradan su yüzüne çıktı. Bu
arada bir detayı atladım. Uzun süre beraber olduğu
gençten problemler dolayısıyla ayrılmış.
Arkadaşımda oturduğum günlerden
birinde aablası "Haydi gel kahve içmeye misafirliğe
gidiyoruz dedi." Bende "Gidelim bakalım dedim" Aslında
biz ne bilelim her şey daha önceden planlanmış. Maviş
gözlü perimin evine gittik. Ben onu görünce elim ayağım
dolaşmaya başladı. Hatta kahve fincanını elimde unuttu
benim güzelim. Gece eve gelince bu konuyu ayrıntılarıyla
düşündüm. Sanki içime doğdu. İlk başından beri tahmin
ediyordum uzun bir beraberliğe, hatta ölümüne
beraberliğe adım atacağımı. İçimden bir ses "Neden
olmasın be Serhat diyordu." Ertesi gün yine onlarınn
evinde bir tesadüf yapıldı. Beraberliğimizin ilk
cümlelerini kurdum sonunda. Eh zor da olsa, kan ter
içinde kalsam bile şu an üç yıllık güzel bir
beraberliğim var. Dile kolay üç uzun yıl. Aman Allah
bozmasın tahtaya vuralım. Biz yıldızlara astık
yüreğimizi... Bizim aşkımız gül soylu bir aşk. Allah'
tan herkesin kaderine benimki gibi güzel, temiz ve gül
kokan bir aşk yazmasını dilerim. |