Şarkı Sözleri
reklam
Hamilelikte Kaşıntı
hamilelikte-kasinti, Hamilelikte KaşıntıHamilelik döneminde kadınlar daha önceden yaşamadıkları bir çok durumla karşı karşıya kalabilirler. İlk kez anne olmaya hazırlanan hamileler bu gibi durumlarda bebeğin sağlığını düşünmeden edemezler. Yaşadıkları rahatsızlıkların bebeğe zarar verip vermeyeceği konusunda endişelere kapılırlar.

Hamilelikte en sık görünen rahatsızlıklardan biri de kaşıntıdır ve bu kaşıntılar anne adaylarının yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Kaşıntılar hamileliğin kendisinden kaynaklanıyor olabilir ve dolayısıyla her kaşıntı dikkate alınmalı ve mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Hamilelik dönemi boyunca vücudun belirli yerlerinde ya da genelinde değişik derecelerde kaşıntı sorunu kendini gösterebilir. Özellikle sürekli büyüyen karın ve meme bölgelerinde kaşıntının olması son derece normaldir. Bu bölgelerdeki deri gerildikçe kaşınır ve daha sonra çatlamalar meydana gelebilir. Bu dokuz aylık dönemde yaşanan hormonal değişimler de ciltte hassasiyeti artırarak kaşıntıya neden olabilmektedir.

Hamilelik döneminde ter bezlerinin daha aktif çalışması, cildin sürekli terlemesine ve nemli kalmasına sebep olur. Bu nedenle vücuttaki deri kıvrımları, kasık bölgesi, meme altları sürekli terleme ile mantara, döküntüye ve dolayısıyla kaşıntıya neden olabilir. Vajina bölgesindeki kaşıntılar genital mantar enfeksiyonuna, anüs çevresindeki kaşıntılar ise bağırsak parazitlerine bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Hamilelikte kaşıntının nedenleri

-Kilo alımından dolayı ciltteki gerilme
-Karaciğerdeki safra akımının yavaşlaması
-Bilirubin yüksekliği yapan nedenler
-Hamilelikten önce varolan cilt hastalıkları
-Hamileliğe bağlı cilt hastalıkları
-Allerjik bünyeden kaynaklanan reaksiyonlar
-İlaç kullanımında vücudun verdiği reaksiyonlar
-Karaciğer hastalıklarına bağlı nedenler
-Cilt çatlaklıklarına bağlı kaşıntı
-Tiroid ve böbrek bozuklukları
-Viral hepatitler

Hamilelik döneminde genelde 30. haftadan sonra görülen, bütün vücutta kaşıntı olmasına karşın belirgin bir cilt lezyonuna rastlanmayan ve ´intrahepatik kolestazis´ olarak adlandırılan rahatsızlık son derece önemlidir. İntrahepatik kolestazis yani karaciğerdeki safra akımının yavaşlaması olarak bilinmektedir. Kaşıntı genelde oldukça şiddetlidir ve bu rahatsızlığa sarılık da eşlik edebilir. Karaciğerde üretilen safra, safra kanalları içinde normal şekilde ilerleyerek safra kesesine ulaşamaz. Dolayısıyla safra tuzları kana karışarak ciltte birikir. İntrahepatik kolestazis tehlikeli bir durumdur ve bir sonraki hamilelikte tekrar görülme olasılığı yüksektir. Bebekte gelişme geriliği, beyin kanaması ve hatta anne karnında ölüme neden olabilir. Tanı, kan testleri ile konur ve uzman doktorlar tarafından anne adayı sık takibe alınır. Çoğul hamileliklerde daha sık görülen intrahepatik kolestazis, doğumdan sonra kendiliğinden kaybolur.

Hamilelikte nadiren karşılaşılan, göbek çevresinde kaşıntılı kırmızı kabarcıklarla ortaya çıkan ve PUPPP olarak adlandırılan rahatsızlık da anne adaylarını etkilemektedir. Bu rahatsızlık, hamileliğin kaşıntılı ürtiker plakları ve papülleri olarak olarak bilinmektedir. Genellikle ilk bebeğini bekleyen ya da çoğul hamilelik yaşayanlarda rastlanmaktadır. Özellikle hamileliğin son iki ayında ortaya çıkan bu rahatsızlık doğumdan sonra kendiliğinden kaybolur. Kızarıklıklar genelde karın çatlaklarının etrafında başlar. Sonra giderek bel bölgesine dağılıp, kalçalara ve ordan bacaklara hatta kollara ve boyuna doğru yayılır. Bu kabarcıklar ve kaşıntılar anne ve bebek için zararsızdır. Ama kaşıntının ve ciltteki kabarcıkların verdiği rahatsızlık anne için son derece sinir bozukluğu yaratabilir. Uzman bir doktor tarafından tanı konduktan sonra, kaşıntıyı giderici ve cildi rahatlatıcı kremlerle beraber alerji ilaçları da kullanılmaktadır. PUPPP rahatsızlığını yaşıyan anneler ikinci hamileliklerinde aynısını yaşamaları nadirdir.

PUPPP kadar olmasa da, yine de hamile kadınlarda görülen ve kaşıntıya neden olan diğer bir rahatsızlık da Prurigo´dur. Hamileliğe bağlı bir cilt problemi olarak bilinen Prurigo, genellikle hamileliğin 25 - 30. haftaları arasında ortaya çıkar. Kaşıntı ve buna bağlı olarak gelişen lezyonlar kolların ve bacakların arka bölgelerinde görülür. Böcek ısırığına benzer kabarık döküntüler gözlemlenir. Rahatsızlık doğumdan sonra kendi kendine kaybolur. Anne adayı ve bebeğin sağlığı açısından bir risk oluşturmaz. Yine doktor tarafından takip edilmeli ve önereceği ilaçlar kullanılmalıdır.

Dokuz aylık bu dönem boyunca kaşıntılardan uzak kalmak ya da yaşanılan rahatsızlıkların etkilerini biraz daha azaltmak amacıyla şunlar dikkate alınmalıdır:

-Vücut temizliğine önem verilmelidir.
-Özellikle yaz aylarında hergün duş almak faydalı olmaktadır.
-Çok sıcak su ile banyo yapmaktan kaçınılmalıdır. Sıcak su cildi kurutur ve elastikiyetini azaltır.
-Sabun ve şampuanların tercihi iyi yapılmalıdır. Cildi nemlediren, kokusuz ve renksiz ürünler tercih edilmelidir.
-Banyo sonrası sabun ve şampuan iyice durulanmalıdır.
-Parfüm ve deodorantlardan uzak durulmalıdır.
-Kokusuz ve renksiz kremler tercih edilmelidir.
-Bol ve rahat kıyafetler tercih edilmelidir.
-Pamuk içerikli kıyafetler giyilmelidir.
-Ayakkabı seçimi ayak içerde terlemeyecek şekilde olmalıdır.
-İç çamaşırları sık sık değiştirilmelidir.
-Çok sıcak saatlerde sokağa çıkılmamalıdır.


Facebook'da Paylaş
istanbul otel