Şarkı Sözleri
reklam
Yaz Hamileliği
yaz-hamileligi, Yaz HamileliğiHava sıcaklığının gittikçe artmasıyla, hamileler için de biraz daha zorlayıcı günler başlamış olur. Hamilelik boyunca kan dolaşımı çarpıcı ölçülerde artar. Hormonlardaki değişimlerle ve kan akışındaki hızlanmalarla artan vücut iç sıcaklığına bir de havaların sıcaklığı eklenince sıkıntılar baş göstermeye başlar. Uygulanacak bir kaç basit yöntem ve küçük ayrıntılar bu sıkıntılı günlerle baş etmenizi sağlayabilir.


Temiz hava ve güneşten hamileler mutlaka faydalanmalıdır. Güneş ışığı alınmamasının D vitamini eksikliğine yol açacağını belirten uzmanlar, bunun da anne karnındaki bebeğin beyninin gelişimini etkileyebileceğini vurguluyorlar. Anne karnındaki bebeğin güneş ışığına her zaman ihtiyacı vardır ve az miktarda alınan güneş ışığı ilerdeki yaşlarda şizofreniye yol açabilir. Fakat hamileliğini yaz aylarında geçiren anne adaylarının önemsemeleri gereken bir çok nokta vardır. Bebek sağlığının anne karnında başladığı kesinlikle unutulmamalıdır. Aşırı sıcağa maruz kalan hamilelerin bebeklerinde çeşitli sakatlıklara kadar varan problemler ortaya çıkabilir. Bu nedenle anne adayları kendilerinin ve bebeklerinin sağlığı için aşırı sıcaklarda son derece dikkatli olmalıdırlar.

Hamilelerin sıvı tüketimi, sıcaklığın da artmasıyla birlikte daha da artırılmalıdır. Kan hacmindeki artış ve rahimdeki bebeği korumak için üretilen amniyon sıvısı yüzünden daha çok sıvıya ihtiyaç duyulur. Vücudun sussuz kalması rahimde kasılmalara dolayısıyla erken doğuma neden olabilir. Gerekli olan sıvı ihtiyacı karşılanmaz ise gebelikte daha sık olarak görülen idrar yolu enfeksiyonları, kabızlık, hemoroid gibi pek çok durumla karşılaşma riski artar.Özellikle, hergün bol bol su içilmeli ve gün içinde aşırı olmamak kaydıyla meyve suları ile sıvı desteği artırılmalıdır. Buzlu, nane ve limon aromalı içecekler serinletici bir alternatif oluşturabilir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise, vücutda sıvı kaybına yol açan kahve, çay ve kola gibi kafein içeren içeceklerden uzak durulmasıdır. İçerdiği tuzlar nedeniyle vücutda şişliliği arttırdığı için gazlı soda türü içecekleri de sıkça tüketmemekte fayda vardır. Önerilen günde en az 8 ila 10 bardak su içilmesidir.

Güneş ışınlarınlarına maruz kalmamak için, mümkün olduğunca 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkmamaya özen gösterilmelidir. Güneş ışınlarının daha dik ve etkili olduğu bu saatler arasında dışarı çıkmak mecburiyetinde kalındığında ise mutlaka güneş koruyuculuğu yüksek faktörlü kremler cilde sürülmeli, şapka takılmalıdır. Yürürken gölgelik yerler tercih edilmeli, giysiler açık renkli kumaştan ve ince pamuklu bir yapıda olmalıdır. Sık sık mola verilmeli ve sıvı tüketilmelidir. Hamileler sabah veya akşamüstü yürüyüşleri ile yazın keyfini çıkarmalıdırlar.

Hamilelik döneminde hormonların da etkisiyle güneş yanığı ve güneş lekelerine çok sık rastlanır. Bu dönemde cilt kolayca bronzlaşmaya ve lekelenmeye eğilimlidir.Özellikle halk arasında "hamilelik maskesi" olarak adlandırılan yüzdeki kahverengi lekelerin oluşumunda güneş ışınları etkili olur. Güneşe çıkmadan yarım saat önce uygun UVA ve UVB koruyucu içeren güneş kremi vücuda uygulanmalıdır.

Hamileliğin son aylarında nadir de olsa, ellerde ve özellikle ayaklarda şişme görülmektedir. Hava sıcaklığındaki ve nem oranındaki artış vücutdaki şişmeyi artırmaktadır. Uzun süre ayakta kalmak, uzun süre oturmak ve uygun olmayan ayakkabılar giymek bu şişmeyi olumsuz etkiler. Hamilelik dönemi boyunca özellikle sıcak havalarda bacaklardaki kan dolaşımını sağlamak amacıyla ayakları yükseğe kaldırmak, ayaklara ve bacaklara masaj uygulamak, ayak banyosu yapmak tavsiye edilebilir. Bu uygulamalar bacak ve ayak bileklerindeki şişliklerin inmesine yardımcı olmaktadır.

Yaz dönemi boyunca, hamilelik döneminde yapılabilecek sporların en uygunu yürüyüştür, ikincisi ise yüzmektir. Yüzme, yine uygun olan saatlerde girildiği ve uzun süre kalınmadığı sürece, yaz sıcaklarında hem anne hem de bebek için en uygun spordur. Yüzme esnasında alınan oksijen miktarı arttığı için dolayısıyla bebeğe giden oksijen miktarında da artış söz konusu olur. Bir başka avantajı ise hamile kadınların kendilerini ağırlıksız hissetmesidir. Yüzme varis ve bacaklarda şişme riskini azaltırken bebeğin beslenmesine de yardımcı olur. Annenin kaslarını güçlendirir ve sırt ağrılarını önler, böylece hem sıcaklığın hem de hamileliğin getirdiği ekstra yükü daha kolay taşımasını sağlar. Denizde yüzmeden önce krem sürülmesi ve şapka takılması faydalı olmaktadır. Sıcaklarda yoğun egzersizler yapmak son derece sakıncalı olduğundan, hamileliği zorlayacak hareketlerden uzak durulmalıdır. Ayrıca denize veya havuza girerken dikkat edilmesi gereken noktalardan bir tanesi de suyun temizliğinden emin olmaktır. Temiz olmayan sular genel olarak enfeksiyonlara neden olabilir.

İş yerinde sıcaklarla baş edebilmek için, el ve ayak bilekleri su ile nemlendirilebilir. Çalışırken ara ara dolaşıp kan dolaşımı sağlanmalıdır. Temiz hava almak ve sıvı tüketmek oldukça rahatlatır. Açık ayakkabılar, pamuklu ve dar olmayan giyecekler ile sıcağın sıkıntısı biraz daha hafifletilebilir. Sıcaklar ile birlikte özellikle son aylara yaklaşılmışsa baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, yorgunluk ve halsizlik de kendini gösterebilir. Bu durumda hemen yine sıvı alınmalı, ayakta kalınmamalı hatta uygun bir yere uzanmalı ve kan şekerinin düşmüş olabileceği düşünülerek bir şeyler atıştırılmalıdır.

Yaz sıcağında serinlemek amacıyla sürekli tüketilen dondurma, süt ve ayran gibi ürünler alınırken dikkat edilmeli ve dışarıda sıcağa maruz kalmış ürünler satın alınmamalıdır. Bozulmuş besinleri tüketmek hem anne hem de bebek açısından oldukça sakıncalıdır. Ürünlerin açık olarak satılmadığı ve emin olunan yerlerden alışveriş yapmak son derece önemlidir. Ayrıca, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeye önem verilmeli, ağır yiyecekler yerine az yağlı yiyecekler tercih edilmelidir. Pişirme yöntemi olarak kızartma tercih edilmemelidir. Mevsim sebze ve meyvelerinden hazırlanacak salatalar iyi yıkandığı sürece en uygun yiyeceklerdir.

Hormonal değişimlerin yaşanması ve sıcak havaların da artması ile vajina ve rektum da halk arasında "pamukçuk" denilen bazı bakteriler kaşıntı ve yanmaya sebebiyet verebilir. Bu nedenle denizden ya da havuzdan sonra ıslak kalınmamalı, terledikçe çamaşırlar değiştirilmelidir. Sentetik ve dar giyeceklerden kaçınılmalı ve doktorun tavsiye ettiği ilaçlar ve temizlik maddeleri kullanılmalıdır.


Facebook'da Paylaş
istanbul otel