|
İkimizde isteklerimiz bakımından
birbirimizi tamamlamıştık. O bana aşıktı; ama ben sadece
hoşlanıyordum. Bunu ona da söyledim. Bana bir ev tuttu.
Benim onun evliliğine zarar vermeyeceğimden emindi.
Çünkü, bunu asla yapmadım. Yalnız beraber olduğumuz
senelerin sayısı arttıkça bana daha çok düşkünleşti ve
evden çıkmaz oldu. Ben gezip tozarken, o anlaşmamız
dişında eve gelip sabahlara kadar beni bekler duruma
gelmişti. Ama ben O evine gittiği günler onu hiç
rahatsız etmediğim gibi bu durumu yüzüne de vurmuyordum.
Ama artık beşinci senenin sonuna doğru işler değişti ve
evlenmeyi kabul ettim. Eşiyle konuştu, her şey
yolundaydı ta ki izlendiğimizi ben farkedene kadar.
Polislerin eve gelip onu araması arasında fazla gün
yoktu.
Değişik işler yapmaya başlamıştı, aslında gizli telefon
görüşmelerinden anlamam lazımdı; ama eşi ile
konuşuyordur diye önemsemedim. Meğer insanlardan para
toplar ve sadece faizlerini ödermiş, tabii tıkanana
kadar işler yolundaymış. Hatta bir kaç can dostuma
yardım olsun diye paralarını ona verip işletmesini
istemiştim. Sonunda kaçtı gitti, yok oldu. Hayallerim,
evim, arabam, senelerim vs.onunla gitti. Hepsini satarak
arkadaşlarımın paralarını ödedim; ama artık ben bir
hiçtim, koca bir hiç. Her şey yavaş yavaş geçiyor,
sağlığıma kavuşuyorum. Ama hayatta hiçbir şeye güvenim
kalmadı, bana her yaklaşana düşman muamelesi yapıyorum.
Arkadaşlarımı tanıdım bu arada ve ne kadar yalnız
olduğumu fark ettim. Belki ektiğimi biçmiştim, belki de
haketmemiştim...
|