|
Kadınlar İçin |
 |
 |
|
Astroloji |
 |
 |
|
Erkekler İçin |
 |
 |
|
|
|
|
Canım Yanıyor
Sevgi Aşk Hikayeleri |
|
 |
Canım yanıyor. Bilmiyorum bu daha farklı
nasıl ifade edilir. 1969 doğumluyum. 1990 da 2 yıldır
beraber yaşadığım sevgilimle evlendim. 1997 de bir kız
çocuğu dünyaya getirdim. Bugün 30 Ekim 2005. 14 gün önce
o sevgilinin eşyalarını ben topladım. Hiç elim
titremedi, hiç ağlamadım. Çok garipti çok ama hep
yanıyordu canım yanıyordu bunun farkındaydım tıpkı doğum
yaparken olduğu gibi dişimi sıktım. |
Bu geçicek bu biticek sadece benim
dayanmam gerekiyor hiç bağırmamıştım. Şimdi oturup bir
sigara yaktığımda bir melodi duyduğumda hatırladığımın o
an farkına vardığım bir sürü şey geliyor aklıma.
Off neler yaşandı nerde hata yapıldı yada nasıl farkına
varılmadı o hatanın. Bu yaşadığım ne? BU can yanması bu
batma ne zaman geçicek? Ben ediyle büdü olmak
istemiştim. Kocam hem arkadaşım,hem sevgilim,hem
kardeşim,hem anam hem babamdı. Yedi sene boyunca bir
sürü şeyi beraber yaptığımız adam baba olduktan sonra
birden bire daha fazla çalışma dürtüsü duydu. Artık bir
sürü geceyi kızımla evde yalnız geçiriyordum. Ve bunu
hiç anlamıyordum çünkü ben daha fazlasını istememiştim.
Benim yanımda o sorumluluğupaylaşacak sevgiliye
ihtiyacım vardı çünkü normal değildim. |
|
Hamilelikle başlayıp doğumdan sonra
yaklaşık(kendi yaşadıklarıma göre ) 9-10 ay süren bir
anormallik vardı vücudunuzda dengeler değişiyordu. Bunun
farkındaydım çünkü tv kumandasıyla zap yaparken tv de
notrdam ın kamburunun çizgi filminin karesini 10 sn
gördüğümde ağlamaya başlayınca soluğu bir doktorda
aldım. Bana endişelenmememi bunun çok normal olduğunu
kadınların sanırım % 70 idi nin doğumdan sonra
depresyona girdiklerini söyledi. BU iç rahatlatıcı
bilgiyle muayenehanesinden çıktım demek ki çok
sıradandı. Bir sürü insan bunu yaşıyordu ölmüyordu.
Ama lanet olası o düşünme dürtüsünün bir aç-kapa düğmesi
yok. Off sevgili çok çalıştı para kazandı. Ben çok gece
ağlayıp yapma aramıza duvar örüyorsun dedim abartıyorsun
oldu. Sonra eve bir bilgisayar alındı yıl kaçtı
anımsamıyorum ama bu pc alındığında en pahalı işlemci
sanırım PIII idi ve celeron işlemcinin 366 dan daha
hızlısı yoktu şimdi o pc ile yazıyorum. Sonra sanırım
benim şikayetlerim azaldı çünkü sevgili ne yaptığımla
ilgilendi bir ara, ahh, ben ne mi yapıyordum internette
o arada, en çok microsoft comic chatte yazıyordum.
Konuşuyordum diyemiyorum çünkü ben konuşurken insanları
görmek isterim. Orada tanıyıp asla gerçek hayatta
tanışmadığım ve halen ıcq dan sohbetimizi devam
ettirdiğimiz iki tane dostum var. İkiside evli ikiside
erkek. Biri bizim yaşlarımızda bir oğlu var diğeri 64-56
lık bir çift iki tane oğulları var.
Gülümsüyorum çünkü canım yanıyor çok fazla değil hep
aynı insanlarla konuştum telefon numaramı adımı bana
ulaşabilecekleri herhangi bilgiyi vermedim nette
yaptığımız sohbeti yüz yüze de yapabilrdik (SANIRIM
TUTUCU BİR İNSANIM). Hala sanal seks nedir bilmem,
insanlar bundan ne zevk alır hiç anlamam.
Sonra bir akşam sevgili oturdu o pc nin başına. Bir
hatunla yarım saattlik bir sohbetin sonunda karşılıklı
telefon numaraları verildi ve hatun bunu aradı,
konuşuldu ertesi gün için buluşma planları yapıldı.
İçine düştüğüm hayreti ifade edecek kelime bulamıyorum.
Bana göre o kadar mantıksız okadar anlamsızdı ki. Güldüm
evet güldüm çünkü hem çok garip hem çok aptalca hemde
komikti. Ertesi gün planladıkları saat yaklaştıkça
sevgili gerilmeye başladı, o kadar belliydi ki.
Onu tanıyordum, yüzünden geçen ifadelerin ne anlattığını
biliyordum. Hiç bir şey söylemedim. Duş aldı giyindi,
gidicekmisin diye sordum, bilmiyorum dedi. Güzel bir
pazar günüydü, evede yemek yok hanımeline mantı yemeye
gidelim dedim, tamam dedi üçümüz çıktık. Garson servis
açtı ve sipariş almak için geldi. Sevgili sipariş
vermedi. Yer ayaklarımın altında kaydı. Bu bir kamera
şakası olmalıydı. Saatine baktı. Ağlamak ve gülmek aynı
anda geçti içimden. Eğer gideceksen ve geç kalmak
istemiyorsan şimdi çıkman gerek dedim. Haklısın dedi ve
kalktı GİTTİ GİTTİ...
Orda ben ve kızım mantımızı yiyip kalktık. Yürüyerek eve
dönerken içimden gelen gülme dürtüsünü çok zor
bastırıyordum. Sanki poker oynuyorduk ve o blöf
yapıyordu evin önüne geldiğimde araba otoparkta o da
evde olacaktı. Eve geldik yoktu 15 dk sonra cebim çaldı
sevgili buluşacağı hatunun tel nosunu pc nin yanndaki
not defterine yazmış ve yanına almamış acaba ona
verebilirmiymişim. Verdim ve telefonumu kapattım. Kızımı
uyuttum beraber içeriz diye aldığım kavaklıdere-kımızı
açtım ve içtim içtim ağladım ağladım ağladım gece 2-3
falan eve geldi, kavga ettim ağladım ve hep neden neden
neden dedim. Ertesi sabah balkona kahvaltı sofrasını
hazırlarken bir kez daha yer kaydı ayaklarımın altından.
İki aydır sen yıkat, hayır sen yıkat diye konuştuğumuz
leş gibi araba o dar vakitte yıkatılmış ve pırıl
pırıldı.
Konuşarak çözmeye çalıştım imkansızdı. Çok kırıldım ve
sanırım asla tamir olmadı. Bu olay bir şekilde kapandı
ama sevgili cep telefonunu babasına hediye etmek zorunda
kaldı. Aramıyorum dedi aradığı ayrıntılı tel
faturalarında ortaya çıktı. Bir gün evden aradı benimle
konuşmak istedi ben ne kadar anlayışsız bir kadınmışım
onlar sadece arkadaşmış bir kadınla bir erkeğin arkadaş
olmasında ne varmış.
Verdiğim yanıtları veya diyologları burda yazmıyorum
çünkü bu yazı çok uzar. Ama şu kadarını söyleyeyim bunu
ben yapmış olsaydım gece eve de dönmezdim ve büyük bir
ihtimallede buluştuğum adamın yanında kalırdım. Çok
kırıldım, çok üzüldüm, çok hazımsızlık çektim, çok
kızdım. Dedim ki bana bunları yaşatma ben haketmedim.
Eğer benden sıkıldıysan, bir şeyleri kaçırıyorum diye
düşünüyorsan git bacaklarına yapışmıyorum, beni bırakma
demiyorum ama bunları yaşatma sanırım hiç anlamadı.
Hatta hayret bile ettiğini farkettim bu kadın neden ve
nasıl kendine bu kadar güveniyor diye.
3 yıl geçti bunun üzerinden ve bir sürü şey yaşandı. Ama
hiç iyiye gitmedi. Çok komik ama bu ara etrafımızda
ayrılan çiftler çoğaldı. En sonunda arkadaşlarımızdan
biri daha ayrılırken sevgili de olmuyor böyle
birbirimizi daha fazla boğmayalım bir süre ayrı
yaşayalım dedi. Olur dedim, yalnız bunu anlaman neden bu
kadar uzun sürdü onu anlamadım, ben 3 sene önce sana
bunu söylemiştim zaten.
Çok kırıldım. Bana saygı duymuyorsun bana güvenmiyorsun
dedi. Acaba o bana saygı duyuyormuydu. Ama sağ kolu
kadar güveniyordu çünkü fikri ile zikri aynı olan bir
insandım biliyordu ben elde var birdim sanırım. Çok
anlamsız belki ama tüm bunlar yaşanırken her şeye cevap
bulan sevgili oooo hatunun nerde yaşadığını nerde
çalıştığını ve onunla benim haberimin olmadığını sandığı
zamanlardada çok uzun telefon konuşmaları yaptığını
bildiğimi anlayınca cümle kuramadı bir süre.
Sonra dediki benim hayatımda kimse yok o kadınlada
görüşmüyorum. DOĞRUYDU. Söylediği doğruydu % 90
doğruydu. Ama bu hjiç bir şeyi değiştirmiyordu.
Gittikten sonra görüştüğümüzde(haftada iki kez
görüşüyoruz çünkü kızımız var) bak bakalım beni
özleyecemisin dedi ben de sende bak bakalım
özleyecekmisin dedim.
Canım yanıyor. Özleyeceğim evet özleyeceğim bunu
biliyorum bilmediğim şey bunu ona söyleyecekmiyim.
Yaşayacağım ve göreceğim...
Yazan:Ece |
|
|
|
Aşk |
 |
 |
|
Sevgi |
 |
 |
|
Sağlık |
 |
 |
|