Sevgilim yaz başında emekli olmuştu.
Artık onu işyerinde görmüyordum.
Buluştuğumuz koridorlar, göz göze geldiğimiz onsuz
hiçbir anlam ifade etmiyordu.
Ekim ayından sonra telefon konuşmalarımız azalmış, bir
soğukluk girmişti aramıza. Adeta telefon açmaktan
korkuyordu. Belki de her şeyi bu kadar hızlı ve çabuk
gelişeceğini o da anlayamamıştı.
En son 12 Aralık gecesi görüştük. Bu
son görüşmemiz oldu. Sevgili, “tabular yıkılamaz”
diyordu. Ve daha benimle görüşmek istemediğini
anlatıyordu. Ellerimi tutup öptü ve “Hoşça kal sevgilim”
dedi.
Haklıydı belki, ne de olsa yıllardır
alıştığı bir eşi vardı. Ve bir de çocuğu... “bütün suç
bende” diyordu, beni kendine bağladığını , baştan
çıkardığını söylüyordu. 5 Aydır ayrıyız. O günden sonra
onu ne gördüm ne de konuştum. Yalnız bir şeyi unutmuştu.
Beni parçalara böldüğünü.... O günden sonra çok mutsuz
günler geçirdi. Fakat biran olsun onu aşkını kalbimden,
kafamdan söküp atamadım.
Şimdi her akşam yüce Allah’a dua
ediyorum. Arayıp sormasa da, sağ olduğunu biliyorum.
Artık bensiz de olduğunu biliyorum, bunlar bile bana
yetiyor. Her şeye rağmen sevgilim seni gerçekten çok
seviyor ve çok özlüyorum. |